Bu eser, Ebû Talha ve Ümmü Süleym’in (Rümeysa) iman, fedakârlık, cesaret ve sadakatle örülmüş örnek hayatlarını ele alıyor. İslâm tarihinin müstesna ailelerinden birini gün yüzüne çıkarıyor. Ümmü Süleym’in mehir olarak yalnızca Ebû Talha’nın Müslüman olmasını şart koşmasıyla kurulan bu birliktelik, zamanla ailenin tüm imkânlarını ve canlarını inançları uğruna tereddütsüz adadığı kutlu bir mücadeleye dönüşüyor. Hz. Peygamber’in “Gördüm ki cennete girmişim. Önümde bir ayak sesi. Bir de baktım ki R ...