«Öğrencilerime somut ve soyut kavramlarını belletmeye çalıştığımda diyorum ki bakın bu bir duvar; sabaha kadar bu duvar yok desem, yürüdüğümde başım çarpar ve aklım başıma gelir: Vay be, bu duvar varmış! Ülkemizin başında, çarpıldığı duvarlardan yumrular oluşmuş, daha da duvar yoktur deniyor! “Bir musibet, bin nasihatten evladır!” sözü, yabana atılamaz. Ama hep ‘aynı şeyi yapıp farklı sonuçlar beklemek’ gibi bir iflah olmazlığımız var! İşte, budur öldürücü olan gerçekliğimiz!
Kürtler yoktur ...