Gözünü alaca karanlığa açtı. Ne kadar zaman geçti, uykuya daldı mı? Hiç emin değildi. Ya bir
sürü rüya görüp sık sık uyanmıştı. Ya da beyninin kendisine hazırladığı halüsinasyon
yüzünden tüm bu tuhaflıkları yaşadığını düşünüyordu. Hâlâ yönü duvara dönüktü. Birkaç saat
önce yalnız kalabilme arzusuyla döndüğünü hatırladı. Bedeni cenin gibi büzüşmüş ve
kaskatıydı. Sanki uyumamış da, bilinci bilinmezlikte kaybolmuş gibiydi…