Bu eser, modern uygarlığın temel dayanaklarından biri olarak kabul edilen bilimin, yalnızca teknik bir bilgi alanı değil; aynı zamanda tarihsel, kültürel ve kurumsal süreçlerin bir ürünü olduğunu ortaya koymayı amaçlamaktadır. Veblen, bilimin gelişimini bağımsız ve tarafsız bir ilerleme olarak değil, toplumsal yapıların ve düşünme alışkanlıklarının dönüşümü bağlamında ele alır.
Çalışma, özellikle “atıl merak” ile “pragmatik bilgi” ayrımı üzerinden, bilimsel düşüncenin doğasını analiz eder. ...