“Ciddiyim ben, Céleste. Sizden başka kimse beni bu kadar iyi tanımıyor, her yaptığımı bu kadar iyi bilmiyor. Hele ki size anlattıklarımı hiç kimse bilemez. Ölümümden sonra, sizin günceniz benim kitaplarımdan dahi daha çok satacaktır. Evet, evet, bir fırının sabah ekmek sattığı gibi satacak o günce, belki de bir servet kazanacaksınız. Hatta daha da ileri gideceğim, Céleste; siz yazacaksınız, bense yorumlayacağım.” Céleste Albaret, Marcel Proust’un yalnızca hizmetkârı değil, aynı zamanda kendisini ...