Kurumsal dinin vazettiği ideal çerçeve ya da sosyolojik kuramların soyut öngörüleri, gündelik yaşam içinde bireyin anlayış ve deneyimiyle karşılaştığında dindarlığın sosyal gerçekliği nasıl bir anlatı ve mahiyete bürünmektedir? Sekülerleşme, modern bireycilik iddiaları veya bunların tersine dinin geri dönüşü, artan dindarlaşma, yeni dinî hareketler gibi kuramsal anlatıların bireysel dindarlığın dinamik tezahürleri karşısında nefessiz kaldığı bir bağlamda yeni bir kuramsal yaklaşım ve metodolojik ...