Avrupa, sadece bir kıta değil bir imge, bir kültürel tortu, bir okuma biçimi. Bir hayal, bir hayalet, bir rüya, bir anlatı, bir masal da. Yani zihinlerde Avrupa, bütün bu tahayyüle ve tasavvura yapışık karakterinden bağımsız olarak canlandırılamaz durumda. Sokaktaki Avrupalıyla karşılaşma da Avrupa liglerinden bir maç izleme de bu imgenin tasallutu altında kalmak durumunda. Bu imge birkaç yüzyıllık modernleşme tecrübemizin ışığında şekillendi. İster devlet eliyle, isterse toplumsal bir taban ve ...