Yazın son günleriydi. Maraş Altı -Maraş Ovası- yanıyor, dumanı havaya gidiyor, ateşi şehre geliyordu sanki. Havada “Fıs der yel” yoktu. Güneş her zamanki yerinden batmamış, demirci örsünün üstünde balyoz yemiş kor demir misali; Maraş’ın mahallelerine, caddelerine, sokaklarına, evlerine, evlerin katlarına, katların odalarına, odalarının dolaplarına, dolapların çekmecelerine, çekmecelerin içindeki ölümlük, dirimlik urup altın kutularına kadar girmişti. Ağaçlar oksijen mi veriyor, karbondioksit mi ...