Kafatasının içindeki üç kiloluk bu organ, nasıl olup da evreni sorgulayan, aşık olan, matematiksel teoremler kuran ve kendi varlığının farkında olan bir varlığa dönüştü?
Antik Mısır’da mumyacılar, ölümsüzlüğün anahtarı olarak gördükleri kalbi titizlikle korurken, beyni burun deliklerinden demir bir kancayla çekip çöpe atıyorlardı. Binlerce yıl sonra ise aynı beyin, kendi işleyişini anlamaya çalışan bir bilim dalının, nörobilimin, merkezinde yer alıyordu. NöroTarih, işte bu inanılmaz dönüşüm ...