Geçmiş, ansızın bugünün omzuna dokunur; yıllar önce susulmuş bir cümle, tek bir bakışta tamamlanır. Bir kedinin ürkekliğiyle bir çocuğun yalnızlığı aynı boşlukta yankılanır. Anlatılan bazen bir vişne çekirdeği kadar küçüktür ama dişe değdiği an insanın içini sızlatır. Bazen de bir ömür ağırlığında çöker kalbe.
Vildan Ertürk, sıradan görünen anların içine saklanmış çatlakları sabırla görünür kılıyor. Kırılmaları, pişmanlıkları, gecikmiş sevgileri büyütmeden ama eksiltmeden anlatıyor. Gürültü ...