İsmail Paşa’nın küçük oğlu İbrahim’in eğitimi için Mısır’a gelen İngiliz mürebbiye, daha görevine başlamadan saray düzeninin görünmeyen kurallarıyla karşılaşır. Sözleşmesinin hükümleri, kapılar kapandığında yerini hadımların otoritesine, harem hiyerarşisine ve bitmek bilmeyen izinlere bırakır. Öğrencisini zehirlenme ihtimaline karşı bir an bile yalnız bırakmaması istenirken kendi hareketleri de sıkı biçimde denetlenir. Böylece bir eğitim görevi, giderek özgürlük ve itibar mücadelesine dönüşür. ...