Sinemde beslediğim kuşlar,
avlu serinliğinde ötüşürlerken
El ele bir Şiraz yolculuğu gibi uzun,
gözlerinde kalmışlığım
Bahçemdeki umursamaz kuyu,
kaç kez anlattım oysa içimdeki ben’i
Sıcak bir ağustostan geriye kalan yalnızlığımdı
beni esir alan
Dalgalanıyor zamanın aynası,
sönmeye yüz tutmuş atesböceklerinin akşamında
Dilim bir gün söyler,
sen gelince yatışır kalbimin kekemeliği