Bir somun ekmek masanın ortasında duruyor.
Yanında adı olmayan bir madeni para.
Bir de kendi kendine yazan bir defter: Her cümlede bir şey eksiliyor.
Zamansız bir bekleme alanında iki kurgu figür karşı karşıya geliyor: Biri, dünyayı değişim üzerinden okuyor; diğeri, dünyayı emek üzerinden. Konu basit görünüyor: Ekmek ne kadar?
Ama soru büyüdükçe oda da büyüyor—pazara dönüşüyor, fabrikaya dönüşüyor, sonunda okurun zihnine dönüşüyor.Bu kitap “kim haklı?” diye bağırmıyor.Daha ra ...