Çağdaş savaşın ontolojisi; klasik egemenlik, araçsallık ve sınır kategorilerinin açıklayıcı kapasitesini aşan bir kırılmaya işaret etmektedir. “Pelâzimsel Dağılma”, bu kırılmayı savaşın görünür şiddet repertuvarından ziyade devletin varoluşsal koşullarında vuku bulan çözülme dinamiği üzerinden kavramsallaştırır. Eser; kimliksel süreklilik, zamansal bütünlük ve anlamsal kuruculuk arasındaki karşılıklı bağımlılığın aşınmasını, söz konusu dağılmanın kurucu ontolojik bileşenleri olarak temellendirir ...