Osmanlı Devleti, İran sarayına bir elçi gönderecektir. Bu görev, yalnızca güçlü bir devletin vakarını taşıyacak kadar ağır, ama aynı zamanda yürekli bir insanın yapabilceği kadar değerlidir. Hiç kimse bu sorumluluğu üstlenmeye cesaret edemez. Ta ki Muhsin Çelebi adındaki vakur bir Osmanlı beyefendisi ortaya çıkana kadar. Muhsin Çelebi, bütün servetini harcayarak bir “pembe incili kaftan” diktirir ve İran sarayına bu kıyafetle çıkar.
Ömer Seyfettin’in kaleminden çıkan bu unutulmaz eser ...