Bu hikâyeler, san'at kaygısıyla kaleme alınmadı. Yaşadıklarım, gördüklerim, duyduklarım beni o kadar etkiliyordu ki, yazmak, mecburiyet oluyordu. Yazmam gerekiyordu... Bu insanları tanıdım. Bazen isimleri, yer adlarını değiştirdim; bazen de iki üç kişinin öyküsünü bir kişinin öyküsünde birleştirdim... Ve baktım ki, hep kadınları, kız çocuklarını anlatmışım... Kadınlarımızı...
...
Rengi gül şerbeti gibidir. Aşk şerbeti içmiştir şairdir o.
Bütün dünyası şiirdir. Sabahtan akşama diy ...