Her umut, bir mezara dönüşür içinde. Her gün bir başkasını gömersin. Artık hayat, umutlarını öldürdüğün bir yaşam, dünya ise, öldürdüğün umutların cezalarını çektiğin bir hapishaneye dönüşür içinde. Suçlu hissetmezsin ama. Çünkü suçlu olduğuna inanmaz, suçu hayata atarsın. Belki de kaçarsın. Ama artık hayat senin için, gömülmüş umutların oluşturduğu büyük bir mezarlıktır. Her geçen gün büyüyen ve acı veren bir mezarlık...
Salondaki ağlamalar eşliğinde kapanırken perde yavaş yavaş, pat ...