İlhami Batı’nın öykülerini okuduğunuzda, yanı başınızdan bir ses duyarsınız. Uzaklardan gelen bir ses değildir bu; hep bizden, içimizden gelen bir ses.
Pıt, der.
Pıt.
Pıt.
Pıt.
“Pıt”, değişken bir sesin izlenimidir. Okuyucuyu içeri davet etmez; çünkü okuyucu zaten o dünyanın içindedir.