“Tüm ruhu, adeta bir gözyaşı selinde eriyor, Tanrıça’ya ona merhamet ederek kendini göstermesi için yalvarıyordu. Belki, bir anne bile, ölmek üzere olan tek çocuğu için bu kadar gözyaşı dökmemiştir. Herkes onu teselli etmeye çalışırken, O, her güneş battığında ‘Ah annem ah! Bir gün daha geçti ve ben hala seni bulamadım.’ diye ağıtlar yakıyordu. İnsanlar onun deli olduğunu ya da şiddetli bir acı içinde kıvrandığını düşündüler. Çünkü onlar kendilerini dünya işlerine, üne ve paraya böylesine adamış ...