15 Ekim 1764. Genç bir İngiliz, Roma Capitolium’unun harabeleri arasında oturmuş, yıkık tapınakların gölgesinde çıplak ayaklı keşişlerin akşam duasını dinliyor. O an aklına bir fikir düşüyor sonraki yirmi yılını adayacağı, Batı düşüncesini sarsacak bir fikir: İnsanlığın bilinen en görkemli imparatorluğu nasıl yıkıldı?Edward Gibbon’ın 1776’da yayımlandığında okuyucularını şaşkına çeviren bu başyapıtı, basit bir tarih kitabı değildir; bir uygarlığın iç çürümesinin anatomisidir. Gibbon, üstün bir ü ...