Zamanın kırıldığı, bir odanın “bekleme” olmaktan çıkıp bir vicdan sahnesine dönüştüğü yerde, masanın üstünde bir harita açılır: Ruhun Haritası. İki kurgu figür — biri iç dünyanın karanlık tünellerinde yürümeyi, diğeri acının yanına eğilip elini uzatmayı seçen iki karşıt ses — aynı sorunun etrafında dönmeye başlar: İnsan, kendini korumak için geri çekildiğinde neyi kurtarır; başkasına şefkat gösterdiğinde neyi kaybeder? Bu hikâyede kapılar yalnız mekâna değil, kararların görünmeyen sonuçlarına aç ...