Düşler, sadece gözlerimizi kapattığımızda gördüğümüz; kimi zaman renkli, kimi zaman siyah
beyaz görüntülerden mi ibaret? Yoksa rüyalar aslında bizim için gerçek olan hayatlar mı?
Doğum bir başlangıçken, ölüm bir son mu? Peki ya ölüm, beden denilen maddi kabuğundan
sıyrılan ruhun yolculuğunun ilk adımıysa?
Hayatımız boyunca aldığımız kararlar neticesinde, “tercih etmediğimiz seçenekler” uzay
boşluğunda kaybolup gidiyor mu? Yoksa karar kavşaklarında çatallanan “varoluş neh ...