Çocuklukta eksik yaşadığımız, “güven”, “sevgi” gibi duygular, daha sonraki süreçlerde bizi arayışlar içine sokabilir. İçte neler varsa, bunları dışta bulmaya çalışırız. Bunu yaparken, iç sesimizin rehberliği ile sürekli çatışırız ve aynı döngü içinde çırpınırız. Bunun en belirgin nedeni; büyüdükçe iç sesimizi, yani önsezimizi, duyumuzu ve içgörümüzü dinlemek yerine, zihnimizin sesine kulak vermemizdir. Ayrıca, yaşamımız boyunca, itaatkâr olmamız konusunda verilen telkinlerin de, iç sesimizin yok ...