Henüz birkaç aylık olan Hamdi, annesi Neriman’ın sırtında, özenle sarılmış kundak içinde huzurla uyuyordu. Neriman, bir elinden Ümran’ı, diğer elinden Mine’yi tutmuş, çocuklarıyla birlikte yavaş yavaş yürümeye başlamıştı. Tozlu patika yollar, ayaklarının altında ezilirken arada bir arkaya dönüp Hamdi’yi kontrol ediyor, sırtındaki en kıymetli yükün nefes alışına kulak veriyordu.
Mustafa Bey ise en arkadan yürüyordu. Gözü hem yolda hem ailesindeydi. Katırların ve yüklerin düzenini kon ...