"Ayağının dibindeki su birikintisinden birkaç yudum avucuna doldurup içiyordu ki, desenli bir yılan süzülüp girdi içeri. Derisi renkli pullarla süslenmiş, göz alıcıydı. Kafasını kaldırıp hafifçe tıslayınca kız sıçrayarak düştü yere. Toparlanıp uzaklaşarak duvara sığındı. Yılan suya yaklaştı, bir iki kere içip kıza baktı, onu hareketsiz görünce içmeye devam etti ve dışarı çıkıp gitti. Kız korkuyla titrerken başını ellerinin arasına alıp ağlamaya başladı. Yüzlerce kanat sesi birden mağarayı doldur ...