Bu bir adalet hikâyesi değil.
Bu, adaletin yetmediği yerlerin kaydı.
Sekül; suçun alışkanlığa, vicdanın lükse dönüştüğü bir şehirde geçiyor. Kanun var, ama kimse bakmıyor. Herkes biliyor, kimse konuşmuyor. Konuşanlar da ya kayboluyor ya efsane oluyor.
Bu romanda adalet; dosyalarda değil, karanlık arka sokaklarda, kırık kemiklerde ve yarım bırakılmış hayatlarda dolaşıyor. İyi ile kötü aynı cümlede nefes alıyor. Kahramanlık kirli, suç fazlasıyla tanıdık.
Sekül, okuru rahat bıra ...