Geçmişleri daha geriye götürebilir kaydıyla “sekülerleşme” sosyolojinin ilk dönemlerinden itibaren “toplumsal cinsiyet” ise
1970’li yıllardan itibaren sosyal bilimlerin gözde kavramlarıdır. Türk toplumunda bu iki konu üzerinde hala bilimsel çalışmalara
ihtiyaç duyulduğu açıktır. Hem sekülerleşmenin bir süreci ifade etmesi ve Türk toplumunun gündemine kavram olarak geç girmesi
hem de toplumsal cinsiyetin toplumsal yapılanmada her defasında yeniden üretilmesi ve yapılandırılması ...