Bir isim duyduğumuzda görsel belleğimiz devreye girer. 'Bir an' bile denemeyecek kadar kısa sürede, adı geçen kişinin yüzü başta olmak üzere fiziksel varlığına dair ayrıntıları gözümüzün önüne getirir, düşünce üretimini bu görsel çağrışımlar üzerinden sürdürürüz. Bu algısal süreç, nesne ya da yapıt isimleri için de geçerlidir. Böylece bir düşünce ya da kavramı, algı evrenimizdeki sinema perdesine yansıttığımız görüntüler sayesinde daha somut kılarız.
Ama görüntü olgusu gündelik hayatı ...