Parlamenter sistemlerin merkezinde konumlanan başbakanlık makamı, zamanla “eşitler arasında birinci” (primus inter pares) şeklindeki geleneksel tanımını aşan köklü bir dönüşüm geçirmiştir. Özellikle yirminci yüzyılda yürütme erkinin küresel ölçekte yasama karşısında belirgin bir güç kazanmasıyla birlikte, bu güç parlamenter rejimlerde başbakanlık etrafında yoğunlaşmıştır. Başbakanın yürütme içindeki artan nüfuzu ve parti liderliği vasıtasıyla yasama üzerindeki kontrolü, siyasal sistemdeki ağırlı ...