Yine ağır ve bulutluydu gökyüzü. Hafif hafif sallanıyordu kuru dallar tül perdenin arkasında. Bu sene bitesi yoktu kışın. Teslim almış, esir etmişti hepimizi. Karanlık bir ruhu vardı sanki, mutsuzluk tozu üfürüyordu üstümüze. Dertlerimiz, kederlerimiz birer ejderha gibi büyüyordu içimizde her geçen gün. Güneşli günlerin, tomurcuklanmış dalların ve gelincik tarlalarının düşüyle sürgün olmuştuk bozkıra. Öfkeli bir yüz bakıyordu sanki yüzümüze. Nereye çevirsek gözlerimizi, onun kararlı gözlerini gö ...