Maria Navarro Skaranger’in Norveç’in otuz beş yaş altı en iyi on yazarından biri seçilmesi sadece ‘hayallenmedeki’ mahirliğinden değildi. Hakikati, hayale –kurmacaya– dönüştürmedeki cesaretindendi. Bu cesaret, kurmacanın gövdesini şehrin gettolarında doğan dille sarıyor. Sonsuza Dek Emily işte bu dilin, şehri çeperlerinden kuşatan ancak şehrin henüz görmezden geldiği sıradan insanın dilinin, yankısının romanı.
Yoksulluk ve göçmenliğin bir başınalıkla, kadınlık ve anneliğin (“bu su hiç durm ...