Bu söyleşiler, okuru ikna etmeyi değil; rahatsız etmeyi göze alıyor. Çünkü bu kitap, netlikten çok yüzleşmeyi önemsiyor.
Bu kitap, düşüncenin karanlık tarafıyla yapılan bir söyleşi. Felsefe, din, bilim ve siyaset; açıklamak için değil, çözmek ve sorgulamak için ele alınıyor.
Bu kitap, masum sorular sormuyor. Söyleşiler boyunca toplum, iktidar, inanç ve akıl; örtülmeden, yumuşatılmadan ele alınıyor. Düzen, bir ihtiyaçtan çok bir tahakküm biçimi olarak tartışılıyor.
...