İkinci asırdan itibaren hadislerin tamamı vahiy olarak algılanmaya başlandı. Bu hadislere "seçmeci" yaklaşan Mu'tezile ve ehl-i re'ye bir tepki idi. Böylece hadis olarak ortada dolaşan rivayetler "kutsandı," "eleştirilemez" zırhına büründü. Bazıları tarafından Kur'an'dan daha da öncelendi. Öyle ki, Kur'an'la rivâyet çakıştığında o rivayetin Rasulullah'ın ağzından çıktığı kesinmiş gibi "Peygamberimizin Kur'an'a ters düşmeyeceği" fikrinden hareketle, ayetin hükmü, rivayetle kaldırıldı. Rivayetlerl ...