Bu roman, çocuk esirgeme yurdunda büyüyen bir çocuğun travmalarla şekillenen yaşamını merkezine alan, psikolojik ve felsefi derinliği yüksek bir anlatıdır. Sevginin yokluğu, ihmal, kimlik arayışı ve bastırılmış öfke, karakterin ruhsal gelişimini belirleyen temel unsurlar olarak kurgunun omurgasını oluşturur. Yıllar sonra bir psikiyatri hastanesine yatırılan başkarakter, burada yalnızca geçmişiyle değil, zihninin karanlık katmanlarıyla da yüzleşmek zorunda kalır. Gerçek ile hayal arasındaki çizgi ...