“1167, Moğolistan…
Börçigin ailesine bir üye daha katılıyordu. Moğol kağanı Yesügey Bahadır ve karısı Ulun Hatun, az önce dünyaya gelmiş olan bebeğe hayretle bakıyordu. Bebek, bir iki kesik inlemenin dışında ses çıkarmıyor, ağlamıyordu. Bebeğin eli yumruk halindeydi. Yesügey bebeğin parmaklarını açtığında bir an geri çekildi. Minicik avucun içinde kan pıhtıları vardı. Başını salladı, “Büyük bir savaşçı geldi ailemize” diye mırıldandı Yesügey. Oğluna, Temuçin adını layık gördü. Yesügey ...