Şiddet, insanlık tarihinin en köklü ve yıkıcı fenomenlerinden biridir. Bir yönüyle
biyolojik varoluşun kırılganlığına, diğer yönüyle toplumsal düzenin iktidar ilişkilerine
temas eder. Sadece fiziksel bir eylem değil; aynı zamanda bir düşünme biçimi, bir iktidar pratiği, bir toplumsal düzenleme aracı ve kimi zaman da sessizliğin içinde varlığını sürdüren önemli bir halk sağlığı sorunu ve insan hakları ihlalidir. Tarih boyunca farklı biçimlerde tezahür eden şiddet, bireyin bedensel varlı ...