Taş Devri’nin sonlarına, bronz çağın eşiğine yerleşmiş bir kıyı köyünde geçen Taşların Dili, değişimin eşiğinde
yaşayan bir topluluğun hikâyesini anlatır. Taş ustalarının ve anlatıcıların şekillendirdiği bu dünyada gerçek ile
anlatı arasındaki sınır bulanıktır. Köyün dışına sürgün edilen bir çocuk ise bilinmeyene açılır ve gemilerden,
kıyılardan ve yeni ufuklardan söz eden hikâyelerle geri döner. Bu anlatılar düzenin yüzeyinde çatlaklar açarken,
yaklaşan dönüşüm yavaş yavaş k ...