“Taşra ve Sürgün’de ana izlek olarak taşra dolambacıyla çözümsüzlüğüne yöneliyor Gündüzalp. Bunun göstereni olarak da anlatıcı yazar karakterinin çocukluktan erginliğe farklı boyutlarda yaşadığı toplumdaki aşk, cinsellik kavrayışıyla kadına bakış olgusu alınıyor öne. Bunun için romanında kullandığı hikâyeyi, taziye için zorunlu bir taşra-sürgün yolculuğuna yerleştirerek âdeta söylen havasında yeniden biçimlendirmeye girişiyor. Yazarın, böylece dramatik olanı alıp yer yer kara anlatıyla dolanmış ...