Türk halk müziği, yalnızca melodik kalıplar ve şiirsel metinlerden ibaret bir repertuvar değildir; aynı zamanda tarihsel süreklilik, toplumsal kimlik, estetik beğeni ve kültürel bellek arasında aracı bir dil kuran, kuşaklararası aktarımla canlılığını koruyan bir varoluş biçimidir. Bu dil, Anadolu’nun farklı coğrafyalarında farklı adlarla çağrılan makam duyarlıkları, aksak ritimlerin hareket çizgisi, bağlamanın organolojik evrimi, sözlü kültürün icra pratikleri ve yerel meclislerin etik kodlarıyl ...