Dini inançlarla sanatsal formlar arasındaki karşılıklı etkileşim, toplumların kültürel dokusunu çözümlemede anahtar bir işlev görür.
İnsanlık tarihi boyunca şifa, iletişim, eğlence ve estetik ifade gibi farklı işlevlerle kullanılmış mûsikî; zamanla dinî geleneklerin ayrılmaz bir parçası hâline gelerek kutsal bir kimlik kazanmıştır.
Mûsikî, Türk kültür tarihinde yalnızca bir sanat dalı değil; inancın, maneviyatın ve kolektif hafızanın da güçlü bir taşıyıcısı olmuştur. İslamiyet öncesi ...