Türk dünyası, zamanın ve mekânın sınırlarını aşan, siyasi kopuşlara yahut coğrafi uzaklıklara rağmen ortak bir medeniyet tasavvurunu ve top-lumsal hafızayı nesilden nesile aktarabilen muazzam bir anlam havzasıdır. Bu havzanın en mümeyyiz vasfı, sınırların ötesinde atan ortak bir kalbin, entelektüel ve sosyolojik bağların sarsılmaz bir biçimde varlığını sürdürme-sidir. Türkiye ile Özbekistan arasında giderek derinleşen akademik ve kül-türel temaslar, işte bu tarihsel sürekliliğin günümüze yansıya ...