Soluk bir sonbahar güneşi odaya süzülürken, serin bir rüzgâr, ağaçlardan dökülen kırmızı, kahverengi, sarı yaprakları yerlerde sürüklüyordu. Yaprakların, ilkbahardaki yeşil hâlleri geldi Sinan'ın aklına. Bu karşılaştırma ona, bu kente ilk gelişindeki ve şimdiki hâlini düşündürdü.
Odada donmuş bir sessizlik vardı. Sadece kendi nefesini duyuyordu. Antreye geçti. Salona doğru yürürken gözleri duvardaki aynaya takıldı. Yüzü solgundu. Gözlerinin altında mor halkalar oluşmuştu. Bütün bunlar, bunc ...