Bu çalışma, ütopya düşüncesini Platon merkezli bir normatif miras olarak ele almakta ve bu mirasın Antik Yunan’dan İslam felsefesine ve erken modern döneme uzanan dönüşüm tarihini incelemektedir. Ütopya, burada salt hayali bir toplum tasarımı ya da edebî bir tür olarak değil, bilgi, erdem ve siyasal otorite arasındaki ilişkiyi sorgulayan kurucu bir felsefi problem alanı olarak kavranmaktadır. Çalışmanın temel iddiası, ütopya geleneğinin Platon’un kurduğu normatif çerçeve olmaksızın anlaşılamayac ...