İstanbullu bir mühendis, kısa süreceğini sandığı bir iş için Van’a gelir. Cumhuriyet Caddesi’nde, Van kedilerinin dolaştığı kalabalığın içinde Narin’le karşılaşır. Narin, bu şehrin taşını, gölünü, kalesini ve suskunluğunu bilen bir Kürt öğretmendir. Ertan ise kendi hayatına bile uzaktan bakan bir adamdır. Van Gölü kıyısında başlayan yakınlık, Akdamar’ın efsanesiyle derinleşir. Muradiye Şelalesi’nde, Çavuştepe’nin taşlarında, Hoşap Kalesi’nin rüzgârında ve Van Kalesi’nin gecesinde ikisi de kendin ...