Cezaevi canlı bir mezardır. Kişinin kelime haznesinin daraldığı, ölümün zamana yayıldığı tabuttur. Duyguların inceldiği, dilin uzadığı, yüreğin paslandığı, derinin döküldüğü, gözlerin köreldiği, stresin egemen olduğu, ruhsal dünyanın küçüldüğü, kişinin yavaş yavaş siyasi ölüme terk edildiği bir kültürel katliam yeridir. İşte zindanlar, işte girdap, işte mezar…
Yaşamda zor olan, başarıyı getiren iradeli yaşamı yakalamaktır. Bu, adeta nehirden su çekmek, güneşe ulaşmak kadar zordur. Fakat imk ...