“Oltamın mantarının suda yüzen tuhaf bir metronom gibi batıp çıkmasını izleyerek bekliyorum.
Balıklar bir türlü oltaya gelmiyor ama umurumda değil. Yalnızca bekliyorum ve bu da beklemenin en
az diğerleri kadar iyi bir yolu çünkü her beklemek aynı beklemektir.”
Sık sık Beat Kuşağı’yla anılan, aslında bu kuşaktan da bağımsız özellikleriyle bilinen Richard
Brautigan, geçtiğimiz yüzyılın en özgün anlatıcılarından. Bu farklılığı, sadece iyi hikâyeler bilmesi
değil, aynı zaman ...