Ben Süheyla; iki dünya arasında kalmış, üstü başı toz duman içinde, enkazdan harabe.
Yıkık gönlümü nereye indireceğimi bilmeden taşıyan virane.
Ben Süheyla; anlaşılmamış soruların bulunmayan cevabında virane.
Gidenlerin ardından dökülen suyun niyetindeki umut.
Kimseye zararı dokunmayan, kendini diri diri hüznün ateşinde kavurmuş ateşten gömlek.
Ne cennetliklere ne de cehennemliklere yakın, arafta kalmış yolcu.
Ben Süheyla; umudunu avuçlarındaki dua dua uçuşan güverc ...