“O” dünyanın en kusursuz illüzyonistiydi.
Bir saniyeyi ömür yapabilir,
Bir ömrü tek bir ana hapsedebilirdi.
Henüz yaşanmamış acıları bugüne taşırken,
Bitmiş hikâyeleri yeniden başlatabilirdi.
Olmamış şeyleri olmuş gibi hissettirmekte ustaydı;
ayrılıkları özleme,
bekleyişi cehenneme,
korkuyu gerçeğe dönüştürebilirdi.
Bir yabancıyı ev,
bir evi sürgün,
tek bir anı hiç bitmeyecek bir bekleyişe çevirebilirdi.
Işığa çı ...