“Bildiğim tek şey, şu an uçurumun tam kenarında olduğum. Ne dayanacak dermanım var artık ne de umudum…
Şimdi devrilmiş bir ağaç misali bu alt damında yavaş yavaş çürüyorum… Kim bilir yaşadığım her şey başkalarının da yaşaması için hazırlanmış kadim bir oyunun gizli parçaları. Belki gizli bir anlaşma. Diğerleri arasında varılan gizli bir mutabakat. Bunu şimdilerde yavaş yavaş ancak anlayabiliyorum. İşte yine o kişneme sesi! Ruhumu biçmeye çalışan bir tırpan gibi köyün sokaklarında savruluyor ...