Zaman Salıncağı, kendi hikâyesinin seyircisine dönüşmüş olan bir insanı anlatıyor. Geçmişin gölgesinde, şimdinin sessizliğinde ve hatırlamanın sarsıcı yansımalarını hissettiren bu roman, okuru kendi iç dünyasını resmetmeye çağırıyor.
Hayat gerçekten ileriye doğru mu gider, yoksa sadece gidiyormuş gibi mi görünür?
Hayat bir salıncak gibi âdeta; bağlı, sınırlı, fakat sürekli hareket hâlinde…
Bazı yüzleşmelerin tanığı yoktur. İnsan kendinin tanığıdır.
İnsan, en çok kendine bile ...